Başpolis memurları yeniden yerleştiriliyor
Meclis Polisleri Şark Yapacaklar
Polis olmak isteyenlere duyuru
2011 Polis meslek yüksekokulu şartları
Terhis olan polislere oy kullanabilecek
|
Sedat ÖZCAN
|
1. GİRİŞ
Bilindiği gibi Avrupa Konseyi 5 Mayıs 1949 tarihinde kurulmuştur. Ülkemiz Konseye 8 Ağustos 1949 yılında dâhil olmuştur. Avrupa Konseyi’ne şu anda 47 ülke üye durumundadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) Avrupa Konseyi bünyesinde 4 Kasım 1950’de Roma’da benimsenmiş ve 3 Eylül 1953’te yürürlüğe girmiştir. Türkiye, 18 Mayıs 1954 tarihinde AİHS’yi onaylamıştır.
AİHS çerçevesinde Avrupa İnsan Hakları Komisyonu (AİHK) ve Avrupa İnsan Hakları Divanı (AİHD) faaliyete başlamıştır. Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu’na bireysel başvuru hakkını 28 Ocak 1987 tarihinde kabul etmiş, AİHD’nin zorunlu yargı yetkisini de 22 Ocak 1990 tarihinde tanımıştır. AİHK ve AİHD, 1998 yılında 11 Nolu Protokolle birleştirilerek tam gün esasına göre çalışan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) oluşturulmuştur.
AİHM’nin zorunlu yargı yetkisinin kabul edilmesinden sonra Türkiye hakkında kararlar verilmeye başlanmış olup, çok sayıda ihlal kararı yıllardır yazılı ve görsel basında sürekli gündeme gelmiştir. AİHM kararlarının 01.01.2010 tarihi itibariyle genel olarak analizini yaptığımızda aşağıdaki sonuçlarla karşılaşılmaktadır.
2. AİHM VERİLERİ
AİHM önünde karar verilmeyi bekleyen toplam başvuru sayılarına göre ilk on ülkeye baktığımızda Türkiye 2. sıradadır. Bu ülkeler ve başvuru sayıları aşağıda verilmiştir.
Rusya 33.568
Türkiye 13.115
Ukrayna 9.975
Romanya 9.812
İtalya 7.158
Polonya 4.727
Gürcistan 4.049
Moldova 3.349
Sırbistan 3.197
Slovenya 3.183
Türkiye aleyhine yıl içinde yapılan başvuru sayılarının yıllara göre dağılımına bakacak olursak, bir yıl içinde yapılan başvuru sayılarının oldukça yüksek olduğu görülmektedir.
Yıllar Başvuru
2003 3546
2004 3670
2005 2488
2006 2328
2007 2830
2008 3706
2009 4474
Türkiye 2009 yılında yapılan 4.474 başvuru ile yıl içinde yapılan başvuru sayısı bakımından 47 ülke arasında 5. sırada yer almıştır. Bununla birlikte 2009 yılında yapılan 4.474 başvuruyla, başvuru sayılarının ülkelerin nüfuslarına göre oranları açısından ülkemiz 47 ülke arasında 21. sırada yer almıştır.
AİHM’nin 2010 yılına kadar vermiş olduğu karar sayılarının ülkelere göre dağılımında ise ülkemiz ilk sıradadır. Hakkında en fazla karar verilen ilk beş ülke aşağıda verilmiştir.
Türkiye 2295
İtalya 2022
Rusya 862
Fransa 773
Polonya 767
Türkiye ile ilgili sonuçlanan 2295 karara baktığımızda ise büyük çoğunluğunun ülkemiz aleyhine sonuçlandığı görülmektedir. Kararların türlerine göre dağılımı şöyledir.
Toplam Karar 2295
İhlal Kararları 2017
Dostane Çözüm 204
İhlal Yok 46
Diğer 28
İhlal kararlarının hangi konularda daha çok olduğuna baktığımızda ise adil yargılanma ve mülkiyet hakları konusunda olduğu görülmektedir. AİHM, işkence ve kötü muamele konusunda karar verirken genellikle işkence, insanlıkdışı (kötü) muamele veya bu konularda etkili soruşturma yapılmadığına ilişkin kararlar vermektedir. İşkence kapsamında verilen ihlal kararlarının sayısı, diğer ihlal konularına göre az olmasına rağmen kararların etkisi ve yansımaları çok daha fazla olmaktadır. İhlal kararlarında yer alan konuların sayılarına göre dağılımı aşağıda verilmiştir.
Adil Yargılanma Hakkı...................... 1.014
Mülkiyet Hakkı.......................... ........ 544
Özgürlük ve Güvenlik Hakkı............. 436
İşkence Yasağı...................................... 273
İşkence………………………22
Kötü Muamele………….…177
Etkili Soruş. Eksikliği……. 74
Etkili Başvuru Hakkı.......................... 209
Yaşam Hakkı....................................... 205
İfade Özgürlüğü.................................. 182
Aile ve Özel Hayata Saygı…………... 69
Dernek Kurma ve Topl.Özgürlüğü….. 39
Diğer Maddeler …..…………….……. 46
AİHS 3. madde yani işkence yasağıyla ilgili ihlal kararlarının yıllara göre dağılımı:
Yıllar Başvuru
2004 16
2005 28
2006 28
2007 47
2008 57
2009 56
3. DEĞERLENDİRME
Ülkemiz AİHM’ye yapılan başvuru sayısı bakımından hala ilk sıraları işgal etmektedir. AİHM’nin ihlal kararları uluslararası platformda ülkelerin imajını olumsuz yönde etkilemektedir. Özellikle polis uygulamalarıyla ilgili ihlal kararlarına basında geniş yer verilmektedir. Maalesef AİHM’nin içtihat kararlarının birçoğu da Türkiye ile ilgili verilen kararlarla oluşmuştur. Bu nedenle birçok kararda Türkiye ilgili kararlara atıf yapılmaktadır.
AİHM kararlarının uygulanması zorunludur. Kararların uygulanması Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesince denetlenmektedir. Bakanlar Komitesi, tazminatların ödenmesi dışında çeşitli tavsiyeler ve alınması gerekli tedbirlerle ilgili yasa değişikliği dâhil çeşitli isteklerde bulunabilmektedir.
Önümüzdeki dönemde, özellikle AİHS’ye Ek 14 nolu Protokol’ün yürürlüğe girmesiyle AİHM sisteminin hızlanması, toplumun AİHM mekanizması konusunda giderek daha fazla bilgilenmesi ve hak arayışlarını bilinçli biçimde sürdürmesi, reform süreci öncesindeki döneme yani 1990-2000 yıllarında meydana gelen olaylara ilişkin başvuruların AİHM önünde birikmiş olması ve Türkiye’nin Avrupa Konseyi’nin üçüncü en büyük nüfusa sahip ülkesi olması nedenlerinden ötürü, AİHM tarafından ülkemizle ilgili verilecek kararların sayısında artış beklenmektedir.
Polis uygulamalarıyla ilgili olarak karşılaşılan ihlal kararları çoğunlukla özgürlük ve güvenlik hakkı bağlamında haksız, usulsüz veya uzun gözaltılar, işkence ancak daha çok kötü muamele suçları başı çekmektedir. Son zamanlarda özellikle yabancı şahısların başvuruları ve bu konudaki mevzuatımızın eksikliği yeni ihlal kararlarına sebep olmaktadır. En kısa sürede yabancılar mevzuatında AİHM kararları doğrultusunda değişiklik yapmak gerekmektedir. Bunun yanında toplumsal olaylara polisin müdahalesi nedeniyle yapılan başvurular da önemli bir yer tutmaktadır. Ayrıca 1990’lı yıllardaki olaylardan ötürü yapılan başvurular, iç hukuk sürecinin uzun sürmesi nedeniyle halen devam etmektedir. Ancak, mevzuatımızda yapılan düzenlemeler ve eğitim çalışmaları neticesinde, önümüzdeki dönemde polis uygulamalarıyla ilgili başvuruların niteliğinin değişeceği ve sayılarında da düşüş yaşanacağı değerlendirilmektedir.







