polıs haber
Başpolis memurları yeniden yerleştiriliyor
Meclis Polisleri Şark Yapacaklar
Polis olmak isteyenlere duyuru
2011 Polis meslek yüksekokulu şartları
Terhis olan polislere oy kullanabilecek
A. MOLLAOGLU
HINCAL ULUÇ'A GÜLEN POLİS!‏
21 Haziran 2010, Pazartesi 12074 defa okundu.

  Bu Hıncal Uluç beni öldürecek!

Hayır, yazmayayım yazmayayım diyorum ama öyle akla ziyan şeyler kaleme alıyor ki kayıtsız kalmak mümkün değil.
***
Biliyorsunuz Hıncal Bey'in kadrolu yazı konuları var. Bunlardan birisi de Emniyet Teşkilatı'nın aleyhine yazılar dizmek.Geçen gün de (13 haziran) aynı şeyi yaptı yine. Tabii gene aynı gazetede (Sabah)
***
Bu defa İstanbul Atatürk Havalimanı'nda pasaport kontrolü yapan polislere sarmış.
Neymiş efendim; Hıncal Bey'in işyerinin girişinde iki tane genç kız görevlendirilmiş, bu kızlar her sabah ekselanslarını güler yüzle karşılıyorlarmış, bu güler yüzle karşılanan Hıncal Bey de pozitif enerjiyle doluyormuş öyle ki asansörde çıkarken bile içinden ıslık çalmak geliyormuş, günü çok güzel başladığı için de akşama kadar aynı güzellikte geçiyormuş. Lakin havalimanındaki pasaport polisleri varmış ya o polisler, işte ah o polisler, Hıncal Bey ne zaman onların önüne gelse ve pasaport işlemini yaptırmak istese hiç gülümsemiyorlarmış, bunlar "Allah'ından ölmüş"müş, bıkkınlarmış, bitkinlermiş, yüce insan Hıncal Bey'in bütün hayat neşesi bu polisleri görünce kaçıyormuş. Oysa bu polisler çok rahat şartlarda çalışmaktaymış, başka yerlerdeki meslektaşları ölüm riski altındayken bu pasaportçu polisler klimalı klimalı oturmaktaymış. Böyle şey de olur muymuş, bu nasıl polislikmiş, halbuki onlar Türkiye'ye gelen konukların "ilk", giden konukların ise "son" izlenimleriymiş, bu yüzden pasaportçu polislerin güler yüzlü olmaları pasaport kontrolünden çok çok daha önemliymiş, vesaire.
***
Hadi diyelim ki Hıncal Uluç bu mevzuda haklı. Gerçekten de polisler gülümsemiyorlar, somurtkanlar. Ama sormak lazım gelmez mi, Türkiye'deki milyonlarca kamu çalışanının kaçta kaçı gülümsüyor? Yani bütün memur milleti işini yaparken gülümsüyor, tebessüm ediyor da sadece polisler mi surat asıyor? Cevap belli. Elbette ki böyle bir durum sözkonusu değil. Öyleyse Hıncal Uluç neden diğer memurları eleştirmiyor da lafı ille de döndürüp dolaştırıp polislere getiriyor ve onları kötülüyor?
***
Şurası muhakkak ki polisin görev sayısı çok fazla ve çeşitli. Düşünün, Tuz Kanunu'nda bile polisin görevli olduğu hususlar vardır. Ama onca mevzuat içinde zikredilen polisin asli görevleri arasında gülümseme mecburiyeti diye bir şey geçmemektedir. Evet polis vatandaşına yardımcı olacaktır. Ama ille de herkese gülümsemek zorunda değildir. Polisin her defasında ağızlarının kulaklarına varacak şekilde gülümsemesi -ki buna artık sırıtma denir- gibi bir yükümlülüğü de yoktur. Hem, polislik zor iştir, riskli iştir, hata kabul etmeyen, sorumluluk gerektiren bir meslektir. Hatta ve hatta yanlış bir işlem yapıldığında (buna pasaport kontrolü de dahildir) cezai müeyyide ile karşılaşılan bir iştir. Öyle olunca da polisin asli görevinin öncelikle yaptığı işe odaklanmak olacağı teslim edilecektir.
Ha, bu zor işleri kotarırken gülümsemek de güzel bir şeydir hani. Ama asli görev değildir.
Artı, havalimanında çalışan polisler meslek hayatlarının tamamında orada görev yapmazlar. Şark görevine giderler mesela ve Hıncal Uluç'un adını bile duymadığı yerlerde görev yaparlar, yine haşmetmehabın kıyısından köşesinden de olsa hissetmediği riskli durumlarla yüz yüze gelirler.
***
Tabii, bir başka gerçek daha var; Polis Teşkilatı mensupları da artık Hıncal Uluç'u iyi tanıyor. Ne yazıyor ne çiziyor, çok iyi görüyor.Her fırsatta polisin aleyhine yazılar kaleme aldığını, olur olmaz suçlamalar yönelttiğini, münferit hadiseleri genelleştirmekten çekinmediğini, İstanbul'da şahit olduğu olaycıkları veya çokça dedikodu şeklinde kulağına gelen söylentileri aslını astarını araştırmadan yazdığını ve en insafsız beyanlarda bulunmaktan çekinmediğini artık neredeyse bütün teşkilat biliyor.
Öyle olunca da benim aklıma şu ihtimal geliyor; Belki de havalimanındaki pasaport polisleri, asli yani birincil görevlerini düzgün şekilde yapmanın yanında ikincil olarak da vatandaşa veya turiste gülümsüyorlar. Ama gel görelim karşılarında Hıncal Uluç'u bulunca, akıllarına onun yazdıkları ettikleri geliyor ve doğal olarak suratlarını asıyorlar!
***
Hıncal Uluç, polis aleyhindeki onca insafsız beyanının ardından üstüne bir de gülümseme bekliyor ama belki de polisler de ona bu tarzda davranarak mukabelede bulunuyor! Olur mu, olur. Sanırım gerçekten de böyle oluyor.
***
Asıl mesele nerede biliyor musunuz sevgili okuyucular. Esas sorun şurada ki, böylesi yazılar Türkiye'de ulusal çapta yayın yapan ve hatırı sayılır tiraja sahip olan bir gazetede -hem de sayfanın yarısını kaplayacak şekilde- yayımlanabiliyor.
Zaten bizim itiraz sesimiz de bu sebepten yükseliyor. Yoksa Hıncal'dan bize ne Uluç'tan size ne.
Mesele, bu içerikteki yazıların bu kadar kolay yayımlanabilmesinde.
***
Sözün sonunda Hıncal Uluç'a bir tavsiyede bulunmak istiyorum; Madem her zaman güler yüz görmek istiyor, karşısındakinden yanındakinden pozitif enerji almayı bekliyor; O halde gazetesinin girişindeki güleryüzlü kızları ( Çiğdem'le Tuğçe'ymiş adları bu arada) her daim refakatine alsın. Her nereye gidiyorsa onları da götürsün ve kızlar günün her saatinde tebessümler yağdırsın. Kendisi de bol bol ıslık çalsın.
***
Görünen o ki, mevcut şartlarda hiç bir polis Hıncal Uluç'a gülümsememektedir. Ama eğer tavsiyeme uyarsa, her rastladığı yerde karşısına geçerek gülen çok polis bulacağından emin olabilir.
***
Kendine güldürmek de bir tercihtir sonuçta.
Üstelik, denemesi bedava!




 

Bu yazıya toplam (1) yorum eklenmiştir.
hasret calışır
2010-06-28 00:16
HINCAL ULUÇ'A GÜLEN POLİS!‏
size teşekkur ediyorum.bahsi gecen iki kız ya güv gorevlisiidir yada karşılama memurudur.yav artık polisin calışacagı ortamıda varsın kendi belirlesin.havalimanı polisi olmak bir ayrıcalıktır .havalimanı polisleri karşılama memurları deilki.kimsenin gönlülünü de hoş tutmak mecburiyetinde deil.nedir bu anlamadım.bunu zaman zaman savaş ayda yapardı.havalimanına giderdi.orda polis memurlarına gayet samımı davranırdı bik bakmışn ertesi gün polisi alaşaı etmiş yazılarında.böyle yazılar yazarak polis düşmanlarını sevindirirler zararı yıne kendileri çeker,valla dikatımı çektide bazı yazarlar polis sevmeyebilir ama cıkıpta bu nankorlüğe polisleri alet etmesinler.bundan sonra zaten hıncal uluç diye bir yazar ne okuyorum ne tanıyorum bitti
Yazarın Diğer Yazıları
05 Haziran 2010, 2215defa okundu. EVET, KARAKOLDA ADAM DÖVDÜM!‏  
31 Mayıs 2010, 1427defa okundu. BOŞNAKLAR ENAYİ Mİ?‏  
22 Mayıs 2010, 2329defa okundu. HINCAL ULUÇ VE POLİSİYE DEVLET‏  
10 Mayıs 2010, 1324defa okundu. MEDYANIN HABER AÇLIĞI SORUNU‏  
27 Nisan 2010, 1947defa okundu. POLİSE ASKERİ İMRENDİRTMEK!‏  
15 Şubat 2010, 2271defa okundu. GENÇ AMİRLER RAHATSIZ!‏  
04 Şubat 2010, 159defa okundu. "TRT WORLD"Ü BEKLERKEN‏  
14 Ocak 2010, 1689defa okundu. DOĞU TÜRKİSTAN'A KONVOY YOK MU?‏  
04 Ocak 2010, 2247defa okundu. ASKERLE POLİS KAVGA EDER Mİ?‏  
18 Aralık 2009, 460defa okundu. AH BİZ "KÜÇÜK TAKIM" TARAFTARLARI‏  
30 Kasım 2009, 1696defa okundu. GÖZALTI YETKİSİ POLİSE İADE EDİLMELİ  
29 Ekim 2009, 335defa okundu. NEFESİ YETMEYEN "NEFES"‏  
04 Ekim 2009, 1196defa okundu. DİYARBAKIRSPOR VE BARSELONA‏  
24 Eylül 2009, 1799defa okundu. POLİSİYE KÜLTÜR ÜRETİMİ SORUNU‏  
rss
EDİTÖRDEN