11 Haziran 2010, Cuma 9993 defa okundu.
Polisin Şüphelileri Adli Tıp Kurumuna Sevk Etme Sorunu
Polisin Sorunları denince meslektaşlarımızın aklına öncelikle parasal sorunlar gelmektedir. Daha önceki yazılarımda bu konuya değinmiştim. Bu yazımda polis teşkilatının günlük uygulamalarında hemen hemen her gün yaşadığı spesifik bir soruna değineceğim. Bu sorun şüpheli ve diğer kişilerin sağlık kontrolü amacıyla Adli Tıp kurumuna götürülmesidir.
Bilindiği gibi CMK’nın ilgili maddeleri gereğince şüpheli veya diğer kişilerin sağlık kontrolleri Adli Tıp Kurumu doktorları tarafından yapılmaktadır. Hali hazırda yakalanan şüpheli ve diğer kişiler Adli Tıp Kurumunun yerleşkelerine götürülerek gerekli kontrolleri yapılmakta ve her gün onlarca bazen yüzlerce kişi Adli Tıp Kurumuna sevk edilmektedir. Bu durum emniyet birimlerinde ciddi anlamda işgücü ve zaman kaybına yol açmaktadır.
Örneğin Ankara’da mesai saatleri içerisinde Adliye Kampusu içerisinde Adli Tıp bir doktor ile çalışmakta ve öğle araları mesaisine ara vermektedir. Saat 17.00 olduğunda ise mesaisi bitmektedir. Mesai saatleri dışında çalışan Keçiören’deki Adli Tıp Kurumu ise saat 18.00 itibariyle mesaiye başlamakta ve yine arada 1 saatlik boşluk kalmaktadır. 24 saat esasına göre çalışan polis teşkilatı mensuplarının verilen araları anlaması oldukça güçtür. Bunun yerine aşağıda Londra’da gördüğüm uygulamanın da Türkiye’de geçerli olması bu sorunu çözecektir.
10-13 Temmuz 2007 tarihlerinde “Türkiye’de İnsan Hakları Reformlarının Uygulanmasına Destek Projesi” kapsamında, İngiltere – Londra’ya çalışma ziyaretinde bulunmuştum. Bu ziyarette, Londra’da bir suç sonucu yakalanarak, karakola getirilen şahısların polis merkezinde bulunan nezarethanelere konulduktan sonra parmak izi, DNA, Uyuşturucu Testi, sağlık kontrolü gibi kontrollerin tamamının nezarethanelerin bulunduğu bölümde kurulu bulunan özel yerlerde yapıldığını gördüm. Aynen İngiltere’de olduğu gibi Türkiye’de de yakalanan şahısların sağlık kontrolü gözaltı birimlerine gelecek Adli Tıp Kurumu doktorları tarafından yapılması gereksiz işgücü kaybını engelleyecektir. Akıl bunu emrederken yüzlere varan kişilerin bir doktorun bulunduğu yere götürülmesi ancak Türkiye’ye mahsus bir şey olsa gerektir.
Sonuç olarak sağlık kontrolünden geçirilecek şahısların Adli Tıp Kurumuna götürülmesi gibi bir uygulama yerine Adli Tıp Kurumu bünyesinde görev yapan doktorların gözaltı birimlerini gezerek çalışması gereksiz işgücü ve zaman kaybını engelleyecek ve polis teşkilatı mensuplarının üzerinde bulunan lüzumsuz bir uygulama sona erecektir.