Başpolis memurları yeniden yerleştiriliyor
Meclis Polisleri Şark Yapacaklar
Polis olmak isteyenlere duyuru
2011 Polis meslek yüksekokulu şartları
Terhis olan polislere oy kullanabilecek
|
Bahadır Şahin
|
Bundan önceki konuyla ilgili yazımda “esas polislik” (suç önleme ve suç koğuşturma) olarak kabul edilen hizmetlerde bulunulmadığı halde, o emniyet hizmetlerinde bulunan rütbeli personelle aynı anda rütbe alınmasını, hatta bu terfi sisteminin hiç kimseyi istisna etmeden tam bir eşitlik içinde çalışmasının ne kadar yanlış bir uygulama olduğunu, uygar bildiğimiz polis teşkilatlarında böyle bir örneğin olmadığını anlatmaya çalıştım. Argümanım ise, 250 bin civarındaki emniyet personelinin amirlerinin, çalıştıkları birimlerde aynı miktarda tecrübe kazanmalarının varsayılmasının imkânsız olmasıydı. Buradan hareketle, tecrübedeki eşitsizliğin rütbeye de yansıtılmasını, dolayısıyla esas polislik yapmayan amirlerin, ya hiç rütbe almaması gerektiğini, ya da diğerlerine göre daha uzun surede rütbelendirilmeleri gerektiğinin altını çizmiştim.
Gerek e-posta ile gerekse değişik yerdeki yorumlarıyla bana ulaşan okuyucularımdan bazılarının, konuyu benim etraflıca anlamamamdan dolayı yanlış anlayarak, değişik kaynaklardan gelen ve daha evvel ki bu yazımla değerlendiğim A-B sınıfı amirlerin arasındaki eşitsizliğe dikkat çekmeye çalışmalarını kendi edebi başarısızlığıma sayıyorum.
Bu konuyu gayet somut bir örnekle arzetmek istiyorum. Varsayalım, ABD Başkanı İstanbul’a gelsin. Bu sebeple havalimanı ve ABD Başkanının bulunacağı diğer adresler korunacaktır. Bu zaman zarfında Emniyet Teşkilatında değişik birimlerde çalışan 10 HAYALİ polis amiri farzedelim ki şu şekilde görev yapacaktır.
1- Havalimanının etrafını koruyan ve kordon oluşturarak bunu yapan Çevik kuvvet grubunun başında bulunan, 12-12 sistemine göre bu görevi ifa eden ve 10 gün her gece görev yapacak komiser yardımcısı,
2- Yine Çevik Kuvvet Şubesinde çalışan ama eğitim ve idari bürolara bakıp, normal memur gibi sabah 9.00, akşam 17.00 çalışan komiser,
3- Çevik Kuvvet Şubesinde çalışan ve sabah 9.00da işbaşı yapıp, geceyarısından sonra evine gidebilen, görev defterinde “görev saati” hanesi boş bulunan şube müdürü,
4- Havalimanına bakan mıntıka polis merkezinde görevli olup rütbeli personel sıkıntısı nedeniyle bir seneyi aşkın süredir her gece çalışmakta bulunan komiser,
5- Havalimanından ve ilave dört şubeden sorumlu olan ve işiyle hayatı çoktan iç içe geçmiş bulunan müdür yardımcısı,
6- Havalimanında çalışan ve narkotik şubenin irtibat elemanı olan, bu ekstra durumdan etkilenmeyen, gece görev yapmayan ve sabah 9.00, akşam 17.00 çalışan komiser yardımcısı,
7- Kaçakçılık Daire Başkanlığında görevli, 3 aydır ulusal çapta bir narkotik operasyonu üzerine çalışan, ABD Başkanıyla ilgili gündemden tamamen habersiz, evine çok fazla uğrayamayan, bazen ekibinde bile uyumak zorunda kalan komiser yardımcısı,
8- Kaçakçılık Daire Başkanlığında görevli, 4 senedir ABD’nin Florida Eyaletinde yüksek lisans yapan, ailesiyle beraber bu ülkede yaşayan, daha evvel de Kosova ve Doğu Timor’da BM misyonlarına katılmış, toplamda 14 senedir yurtdışında bulunan ve daha fazlasını hedefleyen müdür yardımcısı,
9- Kırşehir ili Çiçekdağ ilçesinde 3 senedir emniyet müdürlüğüne vekalet eden, ceraimin senelik 30u geçmediği başka bir ilçeye tayin bekleyen emniyet amiri,
10- Aslen kimya mühendisi olan, sonradan sınavlarla polis amiri olmuş, uzmanı oldugu balistik konusu gereği Kriminal Labaratuvarda normal memur gibi gece görev yapmayan ve sabah 9.00, akşam 17.00 çalışan başkomiser.
Sözün kısası, bütün bu personelin ayni anda rütbe almaları çok uygun değildir, mesleki verimliliği azaltmaktadır, özellikle alt rütbelerde kendilerinden çok şey beklenen gelecek emniyet neslinin şevkini kırıcıdır.
Bu yazı ise, daha önce belirtmiş olduğum gibi ayni eşitsizliğin maaşlara yansıyan yüzüyle ilgilidir. Bu diğerinden daha da önemli bir problemdir; çünkü rütbe dengesizliği sadece rütbeli personeli ilgilendirirken maaş eşitsizliği, tüm teşkilatı etkilemektedir. Maaş eşitsizliğinden kastım, yine değişik birimlerde görev yapan personelin, yaptıkları görev ne olursa olsun, diğerlerine göre gelir olarak avantajlı durumda bulunmalarıdır. En temel polislik olarak bilinen görevlerde yer alan personel, genelde bu eşitsizliğin dezavantajlı cenahında bulunurken, genelde esas polislik olarak bilinmeyen görevlerde bulunan personel de bu eşitsizlikten avantajlı çıkmaktadır.
Emniyet teşkilatında çalışan personel, görevlerini daha evvelden doldurulan bir görev defterine göre yapar. Buna göre, personelin ne kadar çalışacağı daha evvelden (genelde 24 saat öncesinden) bilinmektedir. Fakat iş maaş hesaplamasına geldiğinde, bu defterler göz önüne alınmaz. Maaş hesabı, personelin ne kadar saat (ya da gece-gündüz, ya da tatil-sair gün) çalıştığına bakılmadan hesaplanır. Özel sektörde sıklıkla rastlanan tatil-gece-fazla mesai gibi ekstradan ücretlendirilen görevler, emniyet teşkilatının mensupları arasında eşit olarak dağıtılır. Rütbe sisteminde ortaya çıkan haksızlığın benzeri olarak, bu sistemde de çok çalışan personel, çok ücret almaz.
Anlatılanları yine bir örnekle kafamızda canlandıralım. Bir emniyet personeli bir eğitim kurumunda çalışıyor bulunsun. Rütbeli-rütbesiz bu personelin mesaisi, nöbetçi olmadığı zamanlar haricinde normal memurlar gibi sabah 9’da işine gelip, akşam 5’da işinden ayrılma şeklindedir. Hafta sonunu izinli geçirecek olan bu personel, muhtemelen diğer resmi tatillerde de izinli olacak, sadece eğitim kurumunun güvenliğinden sorumlu bulunacağı nadir gece nöbetlerinin haricinde de gece çalışmayacaktır. İsin ilginç yani, bu sahip olduğu kolaylıkların yanında, bu personel ikinci örnekteki personelden daha çok gelir elde etmektedir.
Diğer personelimiz ise bir büyük şehrimizde, polisliğin ocağı olarak bilinen polis merkezinde çalışmaktadır. Genel hizmet olarak ta sınıflanan bu personel, bu tip birimlerde en yaygın çalışma sekli olan 12-24 esasına göre çalışmaktadır. Bilmeyen okurlarım için 12-24 sistemi, 12 saat çalışılıp 24 saat istirahat edilen sistemdir. 24 saat istirahat, ilk bakışta çok uzun gelebilir, ama bu aslında personelin her gündüz görevi için bir gece görevi çalışacağı anlamına gelir. Esas polislik olarak addedilmeyen görevlerdeki personelin çalışma sisteminde, gece görevi yok denecek kadar azken, 12-24 sistemindeki bir personel istisnasız her 3 gecede bir gece görev yapar. Bu, personelin her hafta sonu (Cuma-Cumartesi ya da Pazar), en az bir gece çalışacağı anlamına gelir.
Bazı okurlarım birinci örnekteki personelden çok daha az is-gücü olan personel hakkında bahsetmemi beklerken, bazı okurlarım da ikinci örnekteki personelin, aslında çok fazla iş yükünün olmadığını, bazı (özellikle rütbeli) personelin çok daha kötü çalışma sistemlerinde, çok daha fazla iş yükü altında olduğunu iddia edebilir - ki sonuna kadar da haklıdırlar. Ama bu yazıda bendeniz, sadece genel görünümle ilgili bir bakış açısına sahip olduğum için, bu aşırı-uç-istisnaları bir başka yazıma bırakacağım. Fakat vurgulamam gereken şey, ikinci örnekteki onbinlerce personelin, birinci örnekteki onbinlerce personele göre önemli oranda dezavantajlı olduğunu vurgulamaktır.
Bu iki büyük problemi çözecek olan şey, yasalardan daha çok bakış açılarıdır. Yasa değişse bile bir kısım personel, sadece diğerlerine göre avantajlı konumda bulunduklarından status quo’nun devamını beklerken, yine başka bir kısım personel sürekli ezilmeye devam ederse bundan zararlı çıkan, hakkı yenen personelin yanında daha kaliteli hizmet bekleyen halk olacaktır. Yurtdışında ve pasif görevlerde mesleki ömrünün yüzde 90’ını geçirip, sonra da aynı ömrü gece-gündüz polislik yaparak harcamış bir personelin başına amir olarak atanan personel, rütbe sisteminin yanlışlığını ve acilen düzeltilmesi gerektiğini bize her gün hatırlatmaktadır. Aynı şekilde, sekretarya diyebileceğimiz birimlerde senelerce, ne bir tatil gününde esas polislik hizmeti yapan, ne de bir kere gece görevi yapmamış personel, sadece zamanında belli bir birime atanmış olması sebebiyle kendisinin yaptığı vazifeden çok daha fazlasını ifa eden personelden çok daha fazla maaş alırken de, maaş sisteminin ne kadar yanlış islediğini, artık özel şirketlerdeki gibi nitelikli-saat-standardı uygulamasının emniyet teşkilatında bir an evvel tatbik edilmesi gerektiğini ispat etmektedir.
Bu politikalar simdi değilse bile, yakın bir gelecekte bir şekilde uygulamaya girecektir. Rütbe ve maaş sisteminin bu şekildeki radikal değişimi, uzun dönemde emniyet teşkilatının üçte bire yakın mensubunun yaptığı işlerin sivil unsurlara devredilmesiyle sonuçlanacaktır. Polislikle ilgili olmayan bu hizmetler, rütbeli-rütbesiz personelin elinden alındığı için, emniyet personeli sadece polislikle meşgul olacak, herkes ürettiği hizmet kadar ücret edinecek, profesyonel birikim gerektiren birimlerin amirleri de bu birikime sahip olacaklar, özellikle yurtdışı görevlerinde uzun zaman geçiren personel bununla mesleki kariyer arasında seçime zorlanacak ve sonuç olarak emniyet teşkilatı hak ettiği uygar medeniyet seviyesini yakalamış olacaktır. 250 bin kişilik bir teşkilatın bu momentumu yakalaması, beraberinde, ülkemizde benzer sorunlara sahip diğer kamu kuruluşlarında da verimlilik sorgulamalarını başlatacaktır.
Bahadir Sahin - Kisisel Site







