polıs haber
Başpolis memurları yeniden yerleştiriliyor
Meclis Polisleri Şark Yapacaklar
Polis olmak isteyenlere duyuru
2011 Polis meslek yüksekokulu şartları
Terhis olan polislere oy kullanabilecek
Erol ÖZDEMİR
POLİSTE NÖBET SÜRESİ
07 Nisan 2010, Çarşamba 16934 defa okundu.

  Nokta ve devriye görevlerinde nöbet süresinin ne kadar olduğu konusunda net bir cevaba herhangi bir hukuki metinde rastlamak mümkün değildir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 101’inci maddesinde polis teşkilatı gibi günün 24 saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde çalışan devlet memurlarının çalışma saat ve şekillerinin kurumlarınca düzenleneceği belirtilmiştir.

Buna göre hazırlanan 1995 tarihli Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personelinin Çalışma Saatlerine İlişkin Esaslar’ın dördüncü maddesinde olağanüstü durumlar dışında 12/24 veya 12/36 esaslarından herhangi birine göre görev yapılacağı belirlenmiştir. Nokta ve devriye görevlerinde nöbet süresinin ne kadar olabileceği ile ilgili bir açıklama yapılmamıştır.

Hangi tarihte hazırlandığı kesin olarak bilinmeyen Polisin Disiplinine, Merasim ve Topluluklardaki Rolüne ve Polis Karakolları Teşkilatı ile Vazifelerine Dair Talimatnamede uygar bir anlayışa yer verilmiştir. Talimatnamenin 135’inci maddesinde “Vazifeler her memurun sekiz saat devamlı hizmet göreceği şekilde tertip olunur” hükmü getirilmiştir. Ayrıca hizmet icabı ve kadro kifayetsizliği gibi iki istisna hal getirilerek sekiz saatlik sürenin İçişleri Bakanlığınca on iki saate kadar uzatılabileceği belirtilmiştir.

Ne yazık ki ne Devlet Memurları Kanununda ne de Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personelinin Çalışma Saatlerine İlişkin Esaslarda sekiz saat çalışılacağı kavramına yer verme cesareti gösterilememiştir.

Devlet Memurları Kanununun 99’uncu maddesinde “Memurların haftalık çalışma süresi genel olarak 40 saattir. Bu süre Cumartesi ve Pazar günleri tatil olmak üzere düzenlenir” denilerek “sekiz saat” kavramı örtülü olarak ifade edilmiştir.

Polis teşkilatında 12/24 esasına göre hizmet yürütülmektedir. Nadiren 12/36 sistemine göre çalışıldığı da olabilmektedir. 12/12 sisteminin ise tümüyle sona erdirilmiş olduğunu sanıyorum. Ya da öyle sanmak istiyorum.

Bu durumda sabah veya akşam göreve giden polis, en az 12 saat görev yerinde kalacaktır. Sekiz saat görev yerinde kalırsa eksik çalışmış gibi düşünülmektedir. Oysa 8/16 sistemine göre çalışılsa haftalık veya aylık olarak hesaplandığında aynı kapıya çıkılmış olacaktır. İnsan vücudunun sağlıklı olarak sekiz saatten fazla çalışamayacağı da bilim insanlarınca çeşitli kereler açıklanmaktadır.

12 saat yerine sekiz saat uygulamasına geçemeyişimiz ciddi bir talihsizliktir.

Nokta ve devriye görevlerinde nöbet süresinin ne kadar olduğunun belirginsizliği de ikinci bir talihsizliktir.

Bu nedenle nöbette geçecek süre, nöbet görevini yazacak amirin vicdanına bırakılmıştır. Bazen görülür ki, bir amir 8 ya da 12 saat aralıksız nokta görevi yazmıştır. Başka bir amir iki saatte bir değişim yaparak görev listesini düzenlemiştir. Bir başka amir de hava koşullarının çok olumsuz olduğu bir yerdeki devriye süresini bir saate kadar indirgeyebilmiştir.

Polisin Disiplinine, Merasim ve Topluluklardaki Rolüne ve Polis Karakolları Teşkilatı ile Vazifelerine Dair Talimatnamenin 22’nci maddesinde hümanist bir yaklaşıma yer verilmiştir: “Amir astına vazife verirken onun hususi halini, beceriklilik ve işe tahammül derecelerini de düşünmelidir.”

Benzer bir yaklaşıma Avrupa Konseyi Parlamentosunun 1979 tarihli ve 690 sayılı Kolluk Bildirgesinde de yer verilmiştir. Kolluğun Hukuki Statüsü yan başlığı altındaki ikinci fıkrada “Kolluk memurlarının, hakkaniyete uygun bir ücret alma haklarıdır. Üzerlerine aldıkları büyük risk ve sorumluluk ile düzensiz çalışma koşulları göz önünde tutulmalıdır” hükmü yer almıştır.

Yaptırımı bulunmayan her iki metinde de somut adımlardan söz edilemez.

Hangi amir, memurunun tahammül derecesini göz önünde bulundurur, hangisi bulundurmaz?

Hangi amiri rahatsız eden çalışma koşulları, başka bir amir için rahatsız edici değildir? Ya da daha az rahatsız edicidir.

Nöbet kulübelerinin fiziki durumu, hava durumu, ısı durumu nasıldır?

Devriye güzergâhı inişli çıkışlı mıdır? Zorlu bir bölgede midir?

İşte bu sübjektif kriterlerden dolayıdır ki bugüne kadar nöbet görevi ile ilgili net bir süre kayıt altına alınamamıştır.

Öyleyse ‘Bütün amirler, personelinin tahammül derecelerini düşünmektedirler’ varsayımı ortaya çıkmaktadır.

Gerçek öyle midir?

Bir polis amiri olarak tahammül derecesi gözetilmeden de nöbet görevi yazıldığını gözlemleyenlerden biriyim. Tuvalet ihtiyacı dahi düşünülmeden birkaç metrekarelik kulübelerde saatlerce tutturulan nöbetlere rastlanmaktadır.

Bir defada on iki saat çalıştırarak yangın çıkardığımız yere altı saat, sekiz saat nokta ve devriye nöbetleri yazarak körükle yaklaşmış olmuyor muyuz?

En azından nöbet süresinin üst sınırı belirlenemez mi?

Hakkaniyete uygun bir çalışma süresini istemek lazım!

 

Bu yazıya toplam (2) yorum eklenmiştir.
hakan bakır
2010-04-12 12:33
POLİSTE NÖBET SÜRESİ
bu işlerin içerisinden kulun çıkacağını sanmıyorum.böyle gelmiş böyle gider
Serhat BAŞBOSTANCI
2010-04-09 15:04
POLİSTE NÖBET SÜRESİ
Söylediğiniz sözlerin tümüne katılıyorum, yaptığınız tespitler çok doğru özellikle Güneydoğu illerine bakılacak olursa Görev yapan arkadaşlarımızın hali ve nöbet yerlerinin durumu acınacak durumda, bu durumun düzeltilmesi ile iligili olarak Saygıdeğer Müdürlerimizden konunun üzerine gitmeleri en azından bu konular üzerinde çalışmalar yapılması biz teşkilat mensuplarını son derece memnun edecektir. Teşkilatımızın Vatan Millet aşkı ile tutuşup, hiçbir itiraz etmeden görevini layıkıyla yerine getirmeye çalışan arkadaşalar adına, Saygılarımı ve sevgilerimi sunarım.
Yazarın Diğer Yazıları
04 Mayıs 2009, 2447defa okundu. 164'üncü Yılda Polisin Yeri  
11 Ocak 2009, 2159defa okundu. ADI ÖZGÜNER SOYADI POLAT  
24 Aralık 2008, 2203defa okundu. POLİS KARAKOLLARINDAN POLİS MERKEZLERİNE  
20 Kasım 2008, 2754defa okundu. AŞIRI ÇALIŞMA SENDROMU  
22 Ekim 2008, 2633defa okundu. Emeklilikte Tabanca yerine Bilgisayar  
13 Eylül 2008, 2024defa okundu. GELECEĞİMİZ GEÇMİŞİMİZLE GÜZELDİR  
31 Mayıs 2008, 2794defa okundu. ADI YÜCEL SOYADI TUTKUN  
11 Mayıs 2008, 1957defa okundu. ATATÜRK NEDEN “EY” DEDİ  
16 Nisan 2008, 2615defa okundu. BİTMEYEN SORUNLARIMIZ  
01 Nisan 2008, 1816defa okundu. NEZARETTEKİ İLGİNÇ MİSAFİR  
05 Şubat 2008, 2441defa okundu. NELER OLUYOR HAYATTA  
14 Ocak 2008, 4069defa okundu. POLİS YERİNDE AĞIRDIR  
05 Ocak 2008, 8273defa okundu. Ne Olacak Bu Halimiz  
25 Aralık 2007, 2174defa okundu. Dernek Yada Sendikanın Neresindeyiz  
27 Kasım 2007, 2195defa okundu. Sevgi,Hoşgörü ve Barışın Neresindeyiz  
20 Kasım 2007, 1667defa okundu. Güvenlik Ve Özgürlüklerimiz  
16 Kasım 2007, 1513defa okundu. Bilgisayar Daha Çok Kullanılmalıdır  
12 Kasım 2007, 2026defa okundu. Polisin Yeşil Çizgileri  
06 Kasım 2007, 2331defa okundu. Güvenliğin Önemi  
rss
EDİTÖRDEN