polıs haber
Başpolis memurları yeniden yerleştiriliyor
Meclis Polisleri Şark Yapacaklar
Polis olmak isteyenlere duyuru
2011 Polis meslek yüksekokulu şartları
Terhis olan polislere oy kullanabilecek
Toplum Destekli Polisler‏
27 Mart 2010, Cumartesi  01:13:23  3390 okunma
 

Temeli 3 yıl önce atılan Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü, sizin desteğinizle sizin için ayakta duruyor. En önemlisi de sokaktaki çocukları topluma kazandırıyor.
Suçun oluşmasını engellemek, toplumun ve bireyin koruyucu önlemler almasını sağlamak, bu doğrultuda eğitimler vermek, sokak çocuklarının topluma kazandırılmasını sağlamak yani yaşlısından gencine kadar ihtiyacı olana yardım etmek gibi bir çok işi bir arada yapan Toplum Destekli Polisler`in varlığından belki de birçoğunuz haberdar bile değil. Hatta bir çoğunuzun “Böyle polisler de mi var” dediğini duyar gibiyim. Ama evet böyle polisler var.

23 Mart 2007 tarihinde büro olarak kurulan ve 30 Temmuz 2009 tarihinde şube müdürlüğü olarak yeniden yapılandırılan Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü`yle röportajlarımıza devam ediyoruz.

Adını en çok sokak çocuklarına yönelik ‘Beni de Kazanın` projesi ile duyuran TDP,`nin görevine, 3 yıllık serüveni boyunca ne gibi işlere imza atmış hep birlikte öğreneceğiz.

Konuğumuz Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü`nün baş aktörü Çetin Gümüş. 1972 Bolu Gerede doğumlu olan Çetin Gümüş, 1993 yılında Polis Akademisi`nden mezun oldu. 1993-1999 yılları arasında Emniyet Genel Müdürlüğü`nde Bilgi İşlem Daire Başkanlığı`nda görev yaptı. 1999-2005 yılları arasında Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü`nde Bilgi İşlem Şube Müdürlüğü`nü yürüttü.

2005 yılında ilimize atanan Gümüş, bir yıl Bilgi İşlem Şube Müdürü ve Eğitim Şube Müdürlüğü görevinin ardından Çocuk Şube Müdürlüğü`ne atandı. 6 aydır da TDP Şube Müdürü ve Çocuk Şube Müdürü olarak görevine devam ediyor. Gümüş ayrıca Fırat Üniversitesi`nde eğitim bilimleri dalında doktora yaptı. Evli ve 2 çocuk babası.

POLİSTEN HALKA HALKTAN POLİSE
Evet müdürüm birçok kişinin ‘Böyle bir büro da mı var?` dediğini duyar gibiyim. O nedenle ilk olarak bize TDP`nin ne demek olduğunu kısaca açıklar mısınız?
-Olay sonrası harekete geçmekten ziyade olay meydana gelmeden önce harekete geçen polislik modelidir. Güvenlik hizmetlerine toplumun katılımını sağlayan, topluma olabildiğince yakın ve toplumun her kesimiyle işbirliği yapan bir birimdir.

Peki Toplum Destekli Polislik Şubesi ne zaman kuruldu ve hangi konularda toplumla işbirliği içerisinde olur?
-TDP Şubesi, 23 Mart 2007 tarihinde büro olarak kuruldu, 30.06.2009 tarihli Bakanlık makamı onayıyla şube müdürlüğü statüsüne çıkarıldı. TDP Şubemiz hırsızlık, parkların güvenliği, artan madde kullanımı, vatandaşın çeşitli konulardaki duyarsızlığı, çocukların suça karışması veya risk grubunda yer alması, aile içi şiddet, metruk binalar, karanlık bölgeler, ıslahı gereken yeşil alanlarla ilgilenir. Kısacası çift yönlü iletişim kurulur. Hem polisten halka hem de halktan polise. Ayrıca 155 Polis İhbar Hattı`nın daha yaygın kullanımını sağlar.

Şubede kaç kişi görev yapıyor?
-Şubemizde benimle birlikte 14 polis arkadaşımız görev yapıyor. TDP Şube Müdürlüğümüz 81 ilin tamamında var ve İçişleri Bakanımızda bu şubeyle yakından ilgileniyor. Bizim Kocaeli`ndeki sloganımız ise “Güvenlik Paylaşıldıkça Güçlenir.” Bu sloganla yolumuza devam ediyoruz. Bizim büromuzda görev alacak personelimiz gönüllülük esasına dayanıyor. Ayrıca polis arkadaşlarımız tekrardan sınava giriyorlar ve başarılı olanlar bizim büromuza alınıyor.

HER GELENE KAPIYI AÇIYORUZ
Peki TDP kısaca neler yapar?
-Toplum destekli polislerimiz öncelikle olarak mahalle muhtarlarıyla irtibata geçer. Onların yardımıyla aileler hakkında bilgi alır. O bilgilerin ışığında mağdur olan ya da kötü alışkanlıklara sahip olan kişilerle konuşur ve onlara yardım etmek için çaba sarf eder. Okullarda seminerler düzenler ve seminerlerde fikir alışverişinde bulunur. Bilgilendirici broşürler dağıtarak, kişilerin daha çok 155`i kullanmasını sağlar. Ayrıca nüfus kağıtları olmayan vatandaşların nüfus kağıtlarını çıkartmakta da yardımcı olur. Örneğin belirlenilen mahalle ve sokaklara gidilerek, apartmanlarda oturan vatandaşlarımızın tanımadıkları kişilere kapıyı açıp açmadıklarını kontrol ediyoruz.

Peki yaptığınız araştırmaların sonucu nedir? Her gelene kapıyı açıyor muyuz?
-Evet maalesef ki toplum olarak apartmanın kapılarını genelde açık bırakıyoruz. İstatistiki olarak baktığımızda kapılarını kontrol etmeden herkese açanlar yüzde 50, ‘kim o` dedikten sonra açanlar yüzde 20, ısrar edince açanlar yüzde 10 ve tanımadığı için hiç kapıyı açmayanların ortalaması da yüzde 20`yi oluşturuyor.

Edindiğiniz bilgiler sonrasında neler yapıyorsunuz?
-Biz bu uygulamaların ardından tüm apartman sakinleriyle birebir görüşüyoruz ve tanımadığınız hiç kimseye kapıyı açmayın diyoruz. Ayrıca site yönetimiyle de görüşerek apartmanlarında mutlaka güvenlik kamerası olması gerektiğini söylüyoruz. Bu konuda ısrarcıyız. Site yönetimi ve sitede oturanlarla toplantılar yaparak kendilerinin yaptığı yanlışları aktararak bir daha yapmamaları gerektiğini söylüyoruz.

POLİSE OLAN GÜVEN ARTIYOR
Ama maalesefki polisi seven bir toplum değiliz. Sizler sürekli halkla birliktesiniz zor olmuyor mu?
-Evet ne yazık ki vatandaşlarımız hala polislerden korkuyor. Biz bu imajı değiştirmek için elimizden ne gelirse yapıyoruz. Çünkü biz vatandaşlarla sürekli olarak iç içeyiz. Onların sıkıntılarını, dertlerini dinliyoruz. Onlara yardım etmeye çalışıyoruz. Stantlarımızda yaşamlarını kolaylaştıracak, güvenliklerini sağlayacak bilgiler veriyoruz. Onları zaman zaman evlerinde ziyaret ederek yalnızlık duygularından kurtarıyoruz. Bu da vatandaşlarımızın polise olan güvenini artıyor ve artık polislerden korkmuyorlar.

Okullarda seminer verdiğinizi söylediniz. Nasıl tepkiler alıyorsunuz?
-Seminerlerde bizim bile beklemediğimiz çok güzel tepkiler alıyoruz. Ayrıca okullarımızda bilgilendirici startlar açıyoruz. Bu stantı gören çok sayıda öğrenci bizimle orada konuşuyor. Fikir alışverişinde bulunuyoruz. Bize nasıl polis olunduğunu soruyorlar ya da kafalarına takılan her türlü soruyu sorabiliyorlar. Bu hem bizi hem de onları mutlu ediyor. Sadece okullar değil okulların dışında da büyük alışveriş merkezlerinde, pazarlarda, halkın yoğun olduğu bölgeler de stantlarımızı belli aralıklarla kuruyoruz. Bir yıl içerisinde 20 bin broşür dağıttık.

TDP`nin görevleri nasıl belirleniyor. Hangi sistemetiğe göre bu saydığınız işleri yapıyorsunuz?
-Bizim kent güvenlik danışma kurulumuz üç ayda bir düzenli olarak yapılıyor. Bu toplantının başkanlığını Valimiz yapıyor. Toplantılara belediye başkanımız, kaymakamımız, rektörümüz, sivil toplum kuruluşlarımızın temsilcileri, gönüllü vatandaşlarımız ve muhtarlarımız katılıyor. İlçelerde de aynı şekilde toplantılar yapılıyor. Bu toplantılarda üç aylık programımız çıkıyor ve ona göre planlarımız belirleniyor.

Açıkçası halen Toplum Destekli Polislik nedir, ne iş yapar bilinmiyor. Tanıtımınızı doğru yaptığınızı düşünüyor musunuz?
-Maalesef çok fazla insana ulaşamadık. Ama yine yeni kurulan bir şubenin ulaşabileceği tüm yerlere de ulaştık. Dünyanın her yerinde yeni kurulan birimin anlaşılması zordur. Biz de aynı sıkıntıyı yaşıyoruz. Burada en büyük desteği siz basın mensuplarından bekliyoruz. Bizleri ne kadar gündemde tutarsanız ve sürekli tanıtırsanız o kadar çok biliniriz. Vatandaşlarımız ancak bu şekilde ne iş yaptığımızı nasıl bir görev üstlendiğimizi anlayabilir.

İŞSİZSENİZ İŞ BULUYORLAR OKUMA YAZMA BİLMİYORSANIZ KURSA GÖNDERİYORLAR
Mağdur ailelere gittiğinizi ifade ettiniz. Sizin onlara nasıl bir yardımınız oluyor?
-Biz mağdur olan okuma yazma bilmeyen ailelerin evlerine gittiğimizde onlarla konuşuyoruz. Sıkıntılarını dinliyoruz. Sıkıntılarını not aldıktan sonra da onunla ilgilenebilecek kurumla irtibata geçerek sıkıntılarının giderilmesine yardımcı oluyoruz. Aile görüşme formumuz var. Her gittiğimiz evde formu doldurtuyoruz ve ona göre hareket planımızı ortaya koyuyoruz. Mesela evde çalışmayan bir kişi varsa İŞKUR ile görüşerek onun iş bulmasına yardım ediyoruz. Okuma yazma bilmiyorsa kursa gönderiyoruz.

Başka neler yapıyorsunuz?
-Biz her bayramda ya da özel günlerde mutlaka Huzurevinde bulunan yaşlılarımızı ziyaret ediyoruz. Onlarla sohbet ediyoruz, birlikte şarkılar söylüyoruz. Ayrıca SHÇEK`te kalan KASSEL`de kalan çocuklarımızı da unutmayarak onlarında yanlarında oluyoruz.

Mağdur olanlara yardım ettiğinizi söylediniz. İlimizde çok sayıda mendil satan ya da ayakkabı boyayan çocuk var. Bunlarla ilgili ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
-Mendilci çocuklar ya da sokakta dilenen çocuklar için tam bir muamma söz konusuydu. İlk önceleri polis çocukları alıyor ve karakola götürüyordu. Ceza kesilmesi söz konusu değildi. Götürüp ailelerine teslim ediliyordu ama yine o çocukları sokaklarda görüyorduk. Yeni başlayacak uygulama daha caydırıcı olacak. Artık Zabıta, SHÇEK ve TDP ortak hareket ediyor. Çocukların bulunduğu yer tespit edilecek, daha sonra buralardan alınarak zabıtaya teslim edilecek. Kabahatlar Kanunu`na göre cezası kesildikten sonra ailelerine teslim edilecek. Aynı yöntemi internet kafeler içine uyguluyoruz.

20 ÇOCUK TOPLUMA KAZANDIRILDI
Belki de isminizin en çok duyulduğu ve şubenin en iyi tanıtımının yapıldığı projeniz “Beni de Kazanın” projesidir. Bu projeyi biraz açar mısınız?
-Kocaeli Valiliği bünyesinde, Kocaeli Emniyet Müdürlüğü ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, ayrıca Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı işbirliği yapılmaktadır. Yaklaşık 5 aylık bir süreçte ilimizde korunmaya muhtaç çocuklarımızın barındığı SHÇEK Koruma Bakım Merkezi`nde bulunan 8 çocuk ve ailesiyle kalan 12 çoukla birlikte 20 çocuğa yönelik olarak “Beni de Kazanın” projesi yürütülmektedir. Proje, ilk başta aileleri ile birlikte yaşamayan anne baba ortamından uzak çocuklar hedef alınarak düzenlendi. Ancak, proje kapsamında ailesi ile kalıpta risk grubunda yer alan çocuklarda yer almaktadır. Bu projenin amacı; suça sürüklenen bu çocukların kurumlarla işbirliği stratejisi uygulanarak kent sinerjisiyle, sosyal ve fiziksel ihtiyaçlarının karşılanmasına yardımcı olmak ve İŞKUR gibi meslek edindirme birimleri desteğiyle meslek edindirilerek sağlıklı birer birey olarak topluma kazandırmaktır. Çocukları hayata bağlamak ve suç ortamından uzak tutmak amacıyla; Kocaeli Büyükşehir Belediyesi`ne bağlı Doğu Kışla Parkı`nda futbol çalışmaları, jimnastik çalışmaları, ayak tenisi, basketbol, voleybol vb. çalışmaları yapılmakta ve Akçakoca Bilgi Merkezi`nde Okuma Yazma Etkinliği yürütülmektedir. Böylelikle suça karışmaları da önlenmektedir.

GÜVENLİK PAYLAŞILDIKÇA GÜÇLENİR
Şuana kadar yaptığınız kadarıyla projeden nasıl bir fayda gördünüz?
-Şuan Kardeşspor`da oynayanların tamamında suça yönelme bitti. 6 çocuğumuz okuma ve yazma öğrendi. Suça karışanların yüzde 80`i yeni arkadaş grubu kazandı ve spora bağlandı. Okula gidenlerin hepsinin dersleri bir anda iyi duruma geldi.

Peki yeni projeleriniz var mı?
-Evet şuan BARO, Büyükşehir Belediyesi, İzmit Belediyesi, İl Sağlık Müdürlüğü ve bizim büromuzun ortaklaşa düzenleyeği 15-35 yaş aralığındaki bayanların intihar girişimlerinin nedenlerini araştıracağız. bayanların intihar girişimlerinin neden bulunduğu Böylelikle intihar girişimlerinin engellenmesini amaçlıyoruz. Ayrıca çok fazla yaşlı vatandaşımız var. Onların en büyük sorunları pazara gidememeleri. Üniversitemizle birlikte ortaklaşa yapacağımız projemizde de üniversite okuyan gönüllü öğrencilerimizin bu yaşlılarımızın pazarlarını görmesini sağlayacağız. Yine üniversitemize gelecek olan yeni öğrencilerimiz için emlakçılarla görüşüp kiralık ev bulması konusunda yardımcı olacağız.

Peki bu kadar çok şey yapıyorsunuz. Eminim ki bütün anılarınız özeldir ama unutamadığınız bir anınız var mı?
Üç aylık bir bebeğe bakamadığını söyleyen yaşlı bir bayan bizi aramıştı. Hemen ekiplerimiz eve gitti. Bebek neredeyse açlıktan ölecek. Çocuğun annesi ortalarda yok, babası ise akıl hastası. O yüzden de çocuğa yaşlı babaannesi bakıyordu. Biz hemen yetkililerle görüştük ve ilk önce SHÇEK yurduna ardından da KASSEL yurduna çocuğumuzu aldırdık. Belki de ölmek olan küçük bir bebeğin elinden tuttuk. Bu bizim bütün çalışmalarımıza değdi. Bunu hiç unutamam.

Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?
-Toplumun desteğini alan her kurum mutlak başarılı olacaktır. Bizde bu nedenle vatandaşlarımızın 155 hattının önemine varmalarını istiyoruz. İhbarların artmasını, toplumla işbirliği yaparak huzuru sağlamayı hedefliyoruz. Halkımızın TDP bürosuna destek olmasını istiyoruz. ‘Güvenlik Paylaşıldıkça Güçlenir` sloganımızla birlikte Kocaeli halkının da bu slogana katılmasını gönülden temenni ediyoruz.



Bu habere toplam (0) yorum eklenmiştir.
EDİTÖRDEN