Eşlerine şiddet uygulayan 2 polis açığa alındı
Ercan TAŞTEKİN Kimdir?
29 Mart 2011 Polis Haber Gündemi
Personel Daire Başkanlığından Anket
Emekliler için kritik iki gün
25 Ağustos 2001 -Üzeyr Garih’in cesedi bulunuyor…
5 Şubat 2006 -Trabzon’da Rahip Andrea Santaro cinayeti işleniyor…
5-10-11 Mayıs 2006 - Cumhuriyet gazetesi bombalanıyor…
17 Mayıs 2006 -Danıştay saldırısı yapılıyor…
19 Ocak 2007 -Hrant Dink öldürülüyor…
18 Nisan 2007 -Zirve yayınevine saldırı yapılıyor…
Ve olaylar sürüp gidiyor…
Birçok cinayette ve saldırırılar da engellemeler yaşanmasına ve bürokrasiden bütün dinamiklerin çözümsüzlüğe direnmesine rağmen, Polis haklılıktan ve cesaretten taviz vermeden bütün cinayetlerin üstüne gidiyor.
Polis, belki de bu olayların üzerine gitmeseydi, Türk tarihine kara bir leke olarak geçen, 28 Şubat’ın o karanlık günlerine tekrar geri dönmüş olacaktık.
Emniyet teşkilatı sadece bu olayları çözmekle de kalmadı, 2003’ten bu yana büyük bir hızla artış gösteren-sanki bilerek uygulanan, karanlık bir senaryonun parçasıydı- gasp, hırsızlık ve çete olaylarını da büyük bir hız ve cesaretle çözerek şuanda bir tane bile huzursuzluk çıkaran çete bırakmadı.
Bunların ardından Alaattin Çakıcı, Sami Hoştan, Kasım Zengin, Yaşar Öz, Kürşat Yılmaz, Sedat Şahin, Nuri Bozkır, Kürşat Yılmaz… gibi mafya ve çete liderlerini etkisizleştirerek, bazılarını cezaevine gönderdi, diğerlerini de tasfiye etti.
Türkiye’nin büyük şehirlerinde ve diğer illerinde, özellikle de İstanbul, Ankara ve İzmir’de ki suçluluk oranlarında büyük ölçüde azalma olmasının en büyük sebebi Emniyet Teşkilatının giderek değişmesi, kendini yenilemesi ve güçlenmesidir.
Burada yenilemekten kastımız, insanın hem ruh ve düşünce yapısında, hem de stratejik, dünyayı zamana göre okuyabilen, özgürlükten ve demokrasiden yana, karanlık olayların üzerine korkmadan, cesaretle giden insan profilinin ortaya çıkarılmasından bahsediyoruz.
Türkiye’de her kurum kendini çağa göre yenilemek zorunda.
Nasıl ki, 82 Anayasası modern zamanın şartlarını kaldıramıyor, taşıyamıyor, 367 gibi olayların yaşanmasına sebep oluyor. Ve değişmesi konusunda büyük bir fikir birliğinin oluşmasına da sebep oluyor, işte devletin diğer kurumları da değişen dünyada bu yenilenmeleri yapmak zorunda.
Emniyet Teşkilatı, yenilenme sinerjisini çok iyi oluşturdu. Bu sinerji, diğer bir tabirle oluşan olumlu atmosfer, içeride ki karanlık kişilerin müdahalesine rağmen devam edecektir.
Emniyetin olumlu değişimine, menfi mihrakların yaptığı tek icraat çamur atmaktır.
En meşhur çamurlarıda "Emniyette yuvalanmış Fethullahçı çete" tabiri.
Bu tabirden olsa gerek, Emniyet’in en ufak bir hatasını gördüler mi, inanılmaz bir medya saldırısı baş gösteriyor.
Devletin güvenliğini sağlayan, ortalıktaki kan emicileri, pislikleri temizleyen devletin emniyet birimine karşı bu saldırı ve kinlerini aslında normal karşılamak gerek.
Elbet bir gün o pisliklerin, vatana ihanetlerinin kendilerine de ulaşacağını bilen bir takım ‘’suçlu zevat’ın’’ ellerinde iftiradan başka bir şey kalmamıştır.
Emniyet’in kendini yenilemesini, suçluları yakalamasını, ETÖ’nün üzerine yılmadan, usanmadan gitmesini hazmedemeyen mücrimler, Polis’in Ergenekon tutuklamaları yaparken hata yapmasını çok istedi, küçük bir fırsatını da yakaladı mı affetmedi.
Ama kader bu-ya.
‘’Allah doğruları bazen facir’lere de söyletir’’kaidesince, içeriden çıkan her tutuklu Polis’in iyi davranışından bahsedince, dışarıda ‘’Polis’e manşetlerinden vurmayı bekleyenlerin ’’ hepsi avucunu yalamış oldu.
Sürekli polis’in açığını arayan Emniyet’e ‘’Fethullahçı çete’’ diyenlere dün, biz Türk milletini gururlandıran, polis düşmanlarını ise pek sevindirmeyen bir haber yayınlandı.
Haber şöyle diyordu;
‘’Üç yılda 289 cinayetin 288’ini çözen Ankara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği, FBI’yı kendisine hayran bıraktı. FBI’dan bir ekip başkente giderek Türk polisinden teknikleri öğrenecek.’’
Polis düşmanları için ne kadar üzücü olmuştur değil mi?
Ne kadar üzülürlerse üzülsünler, onlar için yapacak bir şey yok…
Artık bu saatten sonra kötüler, ihanetçiler, işbirlikçiler korksun…Suçları örtecek, gaspçıları saklayacak, cinayetleri ört-bas edecek bir POLİS teşkilatı artık bitti…
Artık karanlıkların üzerine giden cesaretli, yiğit vatan evlatları var.
FBI gibi olağanüstü özellikleri olan modern dönemin bütün teçhizatlarına barındıran, dünyanın süper gücü ABD’nin en önemli güvenlik birimlerinden biri olan FBI’ın, Türk polisinden ders alacak duruma gelmesi basit bir hadise değildir.
Türk güvenliği için bir çağ atlamadır.
Dünyevi meselelerde ABD’ ye karşı bariz üstünlüğümüzün olduğu çok nadir olaylar vardır.
Hele ki güvenlik meselesinde ABD’ye karşı dengeden bahsetmek komedi’den öteye geçmeyecektir.
Ama emniyet teşkilatının göstermiş olduğu bu başarı, FBI’a ders verecek duruma gelmiş olması, artık bizim bazı konularda süper güçlere karşı ağabey konumuna gelmemizin işaretlerini taşımaktadır.
Ne acıdır ki, böyle bir haberi merkez medya dün görmedi ya da gör-mek istemedi.
Toplam’da okuyucusu 2-3 milyona ulaşan gazetelerin polis teşkilatının bu başarısını görmemiş olması çok büyük vahamettir. Bunun bir açıklaması yoktur. Bu düpedüz bir haber atlama, Emniyetin halkın nazarında değerinin ve güvenilirliğinin yükselmesini engellemedir.
Öyle bir garezdir ki, bu haberi internet sitelerini koyma ‘’entelliğini’’ bile gösterememişlerdir.
Haberi sadece, yüksek tirajlı gazetelerden Zaman gazetesinin görmüş olduğunu da belirtelim.
Herhalde, Emniyetin başarılarını Zaman gazetesinin haberleştirmesi Emniyet’e ‘’Fethullahçılık’’ damgası yedirtiyor.
Eğer haberi merkez medya görmüyorsa, Zaman’ın ne suçu var, arkadaş.
Diğer gazeteler ‘’hitler’in sofra adabını yazarken’’ ya da‘’kim nerede, ne zaman bilmem kiminle oynaşmış’’ tarzında haberleri gazete sayfalarına taşırken, ellerine gelen bu haberi yutmuş olmaları, aslında yenilir, yutulur cinsten değil ama biz yinede bu yaptıklarını onların omurgasızlıklarına ve körlüklerine vererek, daha fazla yerin dibine sokmadan onları yokluğa mahkûm edelim.
Ve biz işimize devam edelim.
Şimdi sırada Uğur Mumcu, Gaffar Okan ve Eşref Bitlis cinayetlerinin aydınlatılması var.
Artık korksun, korklar bu gelen Türk POLİSİ’nin adaletli ayak sesleri.
Bakalım şimdi nereye kaçacaksınız...
raufatillapolat@hotmail.com/Haberrx
