Başpolis memurları yeniden yerleştiriliyor
Meclis Polisleri Şark Yapacaklar
Polis olmak isteyenlere duyuru
2011 Polis meslek yüksekokulu şartları
Terhis olan polislere oy kullanabilecek
"Çoğunluk, başına dikilmiş bir polis olmamasına rağmen adam öldürmüyor neden acaba" diye sormuştum dün.
Çünkü öldürürse ömrünü hapislerde geçireceğini biliyor. Bakın "yakalanacağını" demedim. Hapisten söz ettim..!
Demek ki sadece polis denetimi yetmiyor aynı zamanda trafik suçlusunun cezalandırılması gerekiyor.
Ama "caydırıcı" bir şekilde...
Ancak buradaki sorun şu:
Kişinin "hız ve hatalı sollama" gibi "motor" hatta anlık davranışlarına ne kadar büyük ceza kesebilirsiniz ki?
Ya da bu "anlık" davranışlar sonucu ölüme neden olduğunda ona ne kadar ağır ceza verebilirsiniz? (*)
Üstelik uyuyarak Rus ve Türk turistlerin ölümüne neden olan şoför öldü! (Şoför öldüyse uyuduğu nereden biliniyor ki!)
Çoğu ölümlü kazada da şoför böyle ölüyor. O zaman kime ceza vereceksiniz ki ibret alınsın?
O halde denetim ve cezanın yanında trafik kültürünü değiştirecek doğru, hedefe yönelik ikna kampanyaları şart...
Devletin trafik polisine, araca, radara para yatırdığı kadar ikna iletişimine de para yatırması şart.
Trafik kazaları alanında bugüne kadar en dikkat çeken kampanya 1990'larda başlatılan "Trafik Canavarı Olmayın" kampanyası idi. O da sadece dikkat çekti, kuramsal dayanağı olmadığı için de etkili olamadı.
28 Nisan 2008 tarihinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül himayesinde "Trafikte 10.000 hayat" kampanyası başladı.
Üç yıl içinde 10.000 ölümün engelleneceği sözü verildi ama yine sadece beklenen yönetsel kararlılık ve bilimsel tutarlılık gösterilmediği için bu kampanya hayal kırıklığı oldu.
Oysa bu kampanyadan çok şey bekliyordum. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül büyük bir iyi niyetle bir reklam filminde oynadı, medyayı makamında topladı, gündem yarattı, üzerine düşeni yaptı.
Daha sonra kampanyayı izleyeceğini ve hesap soracağını düşünüyordum. Ama olmadı.
Sayın Cumhurbaşkanı lütfeder Bugün TV ekranlarındaki programıma katılırsa himayesine aldığı bu kampanyanın neden başarılı olmadığını öğreniriz.
Hem de Türkiye trafik yönetimini yapanlara birlikte mesaj veririz.
"Emniyet Kemeri Hayat Kurtarır" türü sloganlarla kazaların önlenemeyeceğini birlikte ilgililere açıklarız.
Televizyon kanalları kazaları önlemek için çekilen "kalitesiz" reklam filmlerini herkes uykudayken yayınlayacak diye beklenirse Türkiye'de daha çok 4500 kişinin öleceğini geniş kitlelere duyururuz.
Trafikte ölümler asla kader değil! Kararlı ve bilimsel açıdan tutarlı yönetim gerektiriyor.
Ölümler azalana kadar yazmaya, yazmaya, yazmaya devam edeceğim...
(*)Trafik kazalarında "taksir" başlı başına bir konu... Onu ayrıca tartışırız.
30.05.2010
Atıf BİR
Bugün Gazetesi Yazarı
